Beyin Parmak İzi

Beyin, binlerce yıldır insanlığın; sınırlarını ve prensiplerini anlamaya çalıştığı ve sonsuz evrendeki yalnızlığımızı anlamlı kılan ve hala gizemini koruyan kontrol, düzen ve algının merkezi.

Trilyonlarca sinir hücresinin kaotik bir düzen içerisinde iletişimi ile oldukça karmaşık işlevleri yerine getirebilen mucizenin merkezi. Hiç hayal kurarken beynininiz hangi bölgelerinin çalıştığını sorguladınız mı? Sizi bulunduğunuz algı evreni içerisinden alıp apayrı bir dünyaya götüren hayal ve düşünme periyotlarınızı aklınıza getirin. Kafanızın içerisinde sadece size ait bir evren var, orada tek hakim olan ve hükmeden yalnızca sizsiniz. Tüm düşünceleriniz, düşünme tarzınız, hayalleriniz size özgü.

Peki beyninizin içerisinde size ait olan ve sizi tanımlayan bir dünya varken bunun dışarıya yansımasının sizi tanımlayabileceğini, kimliğiniz haline gelebileceğini hiç aklınıza getirmiş miydiniz?

Beyin Dalgaları

Şimdi bunun açıklamadan önce beynimizdeki karmaşık işlevlerden ve bunların dışarıya yansımasından biraz bahsedelim. Beynimiz gerçekleştirdiği her bir fonksiyonel işlevin karşılığı olarak 1 Hz den 100 Hz e kadar değişen freakans aralıklarında dalgalarla dışarıya yayın yapar.

Bu dalgalar ilk olarak; hayvanlardaki beyin aktivitesini çalışan Liverpool’da bir cerrah olan Richard Caton’ın (1842-1926) çalışmalarını takip eden Hans Berger’in insan beyninin de benzer aktiviteleri gösterebileceğini düşünmesi üzerine yaptığı çalışmalar neticesinde 1929’daki yayını On the Electroencephalogram of Man (İnsan EEG’si Üzerine) ve EEG’yi bulması, epilepsi gibi beyin hastalıkların anlaşılması yönündeki değişimin başlangıcıydı.

Berger, araştırmasında 15 yaşındaki oğlu Klaus’a ait 73 EEG kaydı kullandı. Gözler kapalı olduğunda bulunan ve “Berger” dalgaları (artık “Alfa” dalgaları olarak biliniyor) dediği özel bir dalga türünü tanımladı. Gözlerin açık ve kapalı olmasına göre dalgalar değişiyordu. Bu dalgalar da “uzun” ya da “beta” dalgaları olarak biliniyor. Hans Berger’in 1929’daki makalesi “On the Electroencephalogram of Man” (İnsan EEG’si Üzerine) ve EEG’yi icat etmesi ile epilepsi gibi beyin hastalıklarının teşhis edilmesi yönünde atılan büyük bir adımdı.

Bu gelişme aynı zamanda beynin nasıl işlediğini ve beyin fonksiyonlarındaki anormalliklerin nasıl teşhis edilebileceğini anlamaya da yardımcı oldu. Hans Berger tarafından geliştirilen bu yöntem sayesinde günümüzde Delta, Teta, Alfa, Beta ve Gama olmak üzere 5 farklı beyin dalgası EEG (Elektroensefalogram) monitarizasyon yöntemi ile gözlemlenip kayıt altına alınabiliyor ve birçok beyin hastalıklarının teşhisinde kullanılıyor.

Beyin Parmak İzi

Size özgü ve sizin kimliğinizi tanımlayan şeyleri sıraladığımızda aklımıza ilk gelenler; parmak izi, DNA, el yazısı imza, retina vb. kimlik tanıma yöntemleri aklımıza ilk gelenler arasında. Beyin dalgalarınızın da size özgü ve kimliğinizi tanımlayabilir özellikte olduğunu daha önce duymuş muydunuz?

Beyin dalgalarınız aynı DNA veya parmak iziniz gibi sadece size özeldir ve sizin tanımlar. Bu noktada yapılan araştırmalar gelecekte bir çok gelişecek güvenlik protokol sistemlerine kaynak olacak nitelikte. Gözlerinizi kapatarak bir kelimeye odaklandığınızı düşünün ve bu anda beyninizin ürettiği dalgalar sizin anahtar şifreniz olsun. Sizin izniniz ve iradeniz olmadan kullanılması imkansıza yakın ve saniyeler içerisinde tanımlanabilen güvenli bir giriş protokolü.

Bugün akıllı telefonlardaki parmak izi ve yüz tanımlayıcı sistemleri kullandığımız gibi yakın gelecekte beyin dalgalarınız ile cihazlarınıza şifre oluşturabileceğinizi düşünün.

References

  • The Neuro Bureau
  • teens.drugabuse.gov
  • https://www.nature.com/articles/s41598-017-03482-6
  • BMC blogs – BioMed Central
Beyin Parmak İzi
5 (100%) 2 puan